Sevgi Eğitimi
ne kazandırır?

bir çocuğa sevmek nasıl öğretilir

Bir çocuğa sevmeyi nasıl öğretirsiniz? Tuhaf bir soru, biliyoruz. Sevgi içgüdüseldir, öğretilmez sanıyoruz. Oysa gerçek şu: sevgiyi göstermeyi, paylaşmayı, ifade etmeyi ve sevgiyi farklı insanlara da genellemeyi öğreniriz. Bu öğrenme de çoğunlukla anaokulunda başlar.

Hatice Adanur Şahin · Eğitimci, Mavi Mine Anaokulu Kurucusu · 8 dakika okuma

Anaokulu broşürlerinde "değerler eğitimi" diye bir başlık görmüşsünüzdür. Çoğu okul bu başlığın altına "saygı, sevgi, paylaşım" gibi kelimeleri sıralar. Peki bu kelimeler gerçekte ne anlama geliyor? Sınıfta nasıl hayata geçiriliyor? Kestel'deki velilerimizin en sık sorduğu sorulardan biri tam da budur.

Bu yazıda sevgi eğitimi denen şeyin gerçekte ne olduğunu ve çocuğunuza ne kazandırdığını anlatacağız. Aşırı duygusal bir yazı beklemeyin; biz eğitimciyiz, somut veriler üzerinden konuşuruz. Ama sevgi öyle bir konu ki, somut konuşmak için biraz da kalbi işin içine katmak gerekiyor.

Hatice Adanur Şahin olarak benim için sevgi eğitimi, MAVİ MİNE'nin İ harfidir: İncelik. Söz incelir, dokunuş incelir, bakış incelir. Bu yazıyı okuduktan sonra okul gezerken bazı ayrıntılara daha dikkatli bakacağınızı düşünüyoruz.

1

Sevgi nedir, ne değildir? Önce bir yanlışı düzeltelim

Sevgi şımartmak değildir. Sevgi her isteği yerine getirmek değildir. Sevgi, çocuğun varlığına saygı duymaktır. "Sen kıymetlisin; senin sınırlarına da saygı duyacağım" demektir.

Bir anaokulunun "sevgi dolu" olması, çocukların her istediğini yapması, taleplerinin sınırsızca karşılanması değildir. Tam tersine: sınırı net olan, kuralı sevgiyle koyan, çocuğun duygusunu tanıyan bir ortam, en sevgi dolu ortamdır. Sevgisiz disiplin sertleştirir, disiplinsiz sevgi şımartır. İkisi bir arada olmak zorundadır.

Velilere sorular:
  • Öğretmenler çocuğa sınır koyarken sertleşiyor mu, yoksa sevgisini hissettirerek sebepleri ile açıklıyor mu?
  • "Hayır" denmesi gereken yerde "hayır" deniyor mu?
  • Çocuk ağladığında nasıl karşılanıyor; susturuluyor mu, dinleniyor mu?
  • Sınıfta her çocuk, kendi farklılıklarıyla takdir ediliyor mu?
Bizden örnek:

Mavi Mine'de, Kestel'deki anaokulumuzda, "sınır sevgisi" dediğimiz bir yaklaşımımız var. Çocuğa kural koyarken bunun neden gerektiğini açıklarız. "Bu masaya çıkamazsın, çünkü düşersen canın acır" deriz; bu cümle hem sınırdır hem sevgi.

2

Empati: Bir çocuğa başkasının duygusunu hissetmeyi nasıl öğretirsiniz?

Empati, sevgi eğitiminin en temel parçasıdır. Empatisiz sevgi, bencilliğe dönüşür. Çocuğa empatiyi öğretmenin en güçlü yolu, ona örnek olmaktır.

Çocuk bir arkadaşının düştüğünü görür. Onun tepkisi, öğretmenin tepkisini taklit eder. Öğretmen koşarak "canın acıdı mı?" diye sorarsa, çocuk da bir dahaki sefere koşar. Öğretmen "yavaş yürü demiştim" derse, çocuk da yargılamayı öğrenir. Empati, ders anlatılarak değil, gösterilerek öğrenilir.

Velilere sorular:
  • Bir çocuk üzüldüğünde, öğretmenler rol model olarak diğer çocuklara nasıl davranacaklarını gösteriyor mu?
  • Öğretmenler kendi duygularını çocuklarla paylaşıyor mu?
  • Hayvanlara, doğaya saygı sınıfın bir parçası mı?
  • "Sıra dışı" çocuklar, yani utangaç ya da çok hareketli olanlar, nasıl karşılanıyor?
Bizden örnek:

Sınıflarımızda öğretmenlerimiz, çocuklara duygusal anlamda örnek olmak için özel olarak yetiştirildi. Bir çocuk düştüğünde diğer çocuklara "hadi, gidip bir bakalım nasılmış" derler. Empati, işte böyle küçük anlarla büyür.

3

Sevgi dilini öğrenmek: Beş ayrı sevgi dili vardır

Gary Chapman'ın "Çocukların Beş Sevgi Dili" kitabı, çocuğun anlayabileceği beş ayrı sevgi dili olduğunu anlatır: güzel sözler, fiziksel yakınlık, birlikte vakit geçirmek, hediye ve yardım etmek.

Her çocuk farklı bir sevgi dilinden anlar; öğretmenin görevi bu dillerin hepsini kullanabilmektir. Güzel sözler, çocuğun davranışını işaret eden somut bir takdirdir: "Bugün arkadaşını beklemen çok inceydi" demek gibi. Fiziksel yakınlık, sabah karşılamada sarılmak ya da üzgün bir çocuğun yanına çömelmektir. Birlikte vakit geçirmek, çocuğun kendi seçtiği oyuna eşlik etmektir. Hediyenin burada maddi bir değeri yoktur; bahçeden toplanan bir çiçek ya da birlikte yapılan bir resim de bir hediyedir. Yardım etmek ise ayakkabısını bağlarken sabırla yanında durmaktır. Hangi çocuğun hangi dilden anladığı ise ancak sınıfta, zamanla ortaya çıkar.

Velilere sorular:
  • Öğretmenler çocuklara fiziksel yakınlık gösteriyor mu (sarılmak, başını okşamak)?
  • Övgü içten mi, ezbere mi? ("Çok güzel!" demek yerine "Maviyle sarıyı karıştırdın, yeşil oldu; bunu sen fark ettin" demek gibi)
  • Her çocuğa birebir zaman ayrılıyor mu?
  • Çocuğun yaptığı küçük yardımlar takdir ediliyor mu?
Bizden örnek:

Mavi Mine'de her sabah her çocuk, öğretmeniyle göz hizasında karşılanır. "Günaydın" demek için öğretmen çömelir. Bu küçük an, çocuğa "seni görüyorum" demenin en güçlü yoludur.

4

Aile dışında sevmek: Farklı olanı da sevebilmek

Çocuk önce annesini ve babasını sever; bu içgüdüseldir. Anaokulunda öğrendiği şey, aile dışındaki insanları da sevebilmektir: farklı renkten, farklı kültürden, farklı yeteneklere sahip insanları.

Bu, sevgi eğitiminin en zor parçasıdır. Çünkü çocuk doğal olarak "kendisine benzeyene" güvenir. Oysa kendisine benzemeyenin de güvenilir ve sevilebilir olduğunu fark etmesi gerekir. Bu farkındalık, ileride ortaya çıkabilecek ayrımcılığın önüne geçer. Bu temel anaokulunda atılmazsa, sonradan atması zorlaşır.

Velilere sorular:
  • Sınıfta farklı kültürlerle tanışmalarını sağlayan etkinliklere yer veriliyor mu?
  • Özel gereksinimli çocuklara karşı tutum nasıl?
  • Hayvan ve doğa sevgisi günlük yaşamın bir parçası mı?
  • Çocuğa "farklı olmak" konusunda ne anlatılıyor?
Bizden örnek:

Sınıflarımızda farklı günleri birlikte kutlarız: Cumhuriyet Bayramı, Anneler Günü, ama bir yandan da Yaprak Günü, Toprak Günü, Mavi Mine'nin Doğum Günü. Çocuk böylece sevginin yalnızca özel günlere ait olmadığını öğrenir.

5

Sevgi ile değerler eğitiminin ilişkisi: Çocuk değeri ezberlemez, yaşar

Değerler eğitimi denince saygı, paylaşma, sorumluluk ve nezaket akla gelir. Ama bu değerlerin bir çocukta gerçekten yer etmesi için önce bir zemin gerekir: sevgi.

Sevgiyi hissetmeyen bir çocuk değeri yalnızca bir kural olarak ezberler: "Paylaşmak gerekir" der ama içinden gelmez, fırsatını bulunca paylaşmaz. Sevgiyi hisseden çocuk ise aynı değeri bir davranış olarak yaşar; arkadaşı üzüldüğü için oyuncağını uzatır, çünkü onun ne hissettiğini önemser. İşte bu yüzden sevgi, değerler eğitiminin süsü değil, duygusal zeminidir. Önce sevgiyle kurulan güven gelir, değerler de o güvenin üstüne sağlamca oturur.

Velilere sorular:
  • Değerler çocuğa kuru bir kural olarak mı ezberletiliyor, yoksa günlük ilişkilerde mi yaşatılıyor?
  • Paylaşmak, sıra beklemek, özür dilemek zorlamayla mı, yoksa örnek olunarak mı öğretiliyor?
  • Çocuğun bir değeri kendiliğinden yaşadığı anlar fark edilip takdir ediliyor mu?
  • Öğretmenler, çocuktan bekledikleri nezaketi önce kendileri gösteriyor mu?
Bizden örnek:

Mavi Mine'de değerler eğitimini dört kelimede topladık: Marifet, İncelik, Nezaket, Emek. Yani MİNE. Çocuğa "nazik ol" diye öğüt vermeyiz; nazik davranırız, o da bizi izleyerek öğrenir. Çünkü emekle verilen sevgi, çocukta bir gün incelik olarak geri döner.

Sonuç: sevilen çocuk, seven yetişkin olur

Çocuğunuzun anaokulunda kazanacağı en büyük şey ne sayılardır, ne harfler, ne de İngilizcedir. Kendini sevilmeye değer hissetmesidir. Bunu kazanan çocuk, gerisini zaten öğrenir. Bunu kazanamayan çocuk, akademik olarak çok başarılı olsa bile içinde bir boşluk taşır.

Bir anaokulu seçerken, akademik programdan önce çocuğun nasıl karşılandığını izleyin. Kestel'de okul gezerken öğretmen çömeliyor mu, çocuğun gözünün içine bakıyor mu, adını biliyor mu; bunlara dikkat edin. Küçük şeyler gibi görünür ama hepsi sevgi eğitimidir.

Çocuğunuzla birlikte bahçemizi gezin.

Sevgi eğitimini günlük akışa nasıl yerleştirdiğimizi yerinde görmek için sizi bekliyoruz. Öğretmenlerimizin çocuklarla nasıl konuştuğunu izleyin; bu size çok şey anlatır.

Mavi Mine Anaokulu, Kestel'in göbeğinde, üç nesil eğitimci bir aileden gelen bir okul. 2-6 yaş, MEB + Montessori, 900 m² bahçe. Kestel, Gürsu, Barakfakih ve Cumalıkızık'tan aileler çocuklarını her sabah bize emanet ediyor.

Sevgi Eğitimi Hakkında Merak Edilenler

Anaokulunda sevgi eğitimi neyi içerir?

Empati gelişimi, duyguyu tanıma ve ifade etme, sınır koyma, paylaşma, farklılığa saygı, hayvan ve doğa sevgisi. Bunlar ayrı bir 'sevgi dersi' olarak değil, günlük akışın doğal bir parçası olarak verilmeli.

Çocuğum saldırgan, sevgi eğitimi işe yarar mı?

Evet, kesinlikle. Saldırganlığın çoğu, duyguyu ifade edememekten kaynaklanır. Çocuk duygusunun adını koymayı öğrendiğinde saldırganlığı azalır. Bu süreç sabır ister ama sonuç verir.

Sevgi eğitimi ile değerler eğitimi aynı şey mi?

İkisi iç içedir. Değerler eğitimi daha geniş bir kavramdır; saygı, dürüstlük, sorumluluk gibi değerleri kapsar. Sevgi eğitimi ise bu değerlerin duygusal temelini oluşturur.

Kestel'de değerler eğitimi veren anaokulu nasıl bulunur?

Önce broşürlere değil, okula gidip kendi gözünüzle gözlemleyin. Öğretmenin çocukla nasıl konuştuğuna, sınıftaki havaya bakın. Biz Mavi Mine olarak Kestel'de değerler eğitimini günlük akışın bir parçası hâline getiriyoruz.

Hatice Adanur Şahin

Hatice Adanur Şahin

Eğitimci · Montessori Eğitmeni · Mavi Mine Anaokulu Kurucusu

Üç nesil eğitimci bir ailenin kurucusu, iki çocuk annesi. Kestel'de eğitime hayatını adamış bir eğitimci.