Montessori felsefesi nedir, ne değildir
Maria Montessori 100 yılı aşkın süre önce şunu söylemişti: "Çocuğa yardım edin ki kendisi yapsın." Cümlesi sade, uygulaması zor. Çünkü Montessori bir etkinlik paketi değil; bir bakış açısıdır. Çocuğun kendi hızında öğreneceğine, kendi seçimlerini yapabileceğine, bağımsızlığın bir hediye değil bir hak olduğuna olan inançtır.
Kestel'de son yıllarda "Montessori" kelimesi her anaokulunun afişine düştü. Pembe-mor ahşap oyuncak demek değil bu; sertifikası olmayan bir öğretmenin yarım gün eğitim seminerinden geçip uygulayabileceği bir şey de değil. Gerçek Montessori, eğitimcinin günlük yaşamına girmesiyle olur — sınıfı düzenleyişiyle, sesinin tonuyla, çocuğa müdahale etmediği anlarla.
Mavi Mine'de Montessori bizim için pedagojik bir tercih değil, bir hayat felsefesi. Bir çocuk kendi tabağını masaya götürür, kendi sandalyesini çeker, kendi su şişesini doldurur. Bu küçük detaylar Montessori'nin özüdür — etiket değil, gündelik yaşam.
Sabahın bir saatinde bir çocuk sabit malzeme tablasından kendi çalışmasını seçer, masasına götürür, uzun süre konsantre olabilir. Yetişkin müdahale etmez, sadece gözlemler ve hazır olduğunda yanına gider.