Aynı isim, bambaşka bir eğitim anlayışı
Türkiye'de "kreş" denildiğinde herkes aynı şeyi düşünmüyor. Aynı kelimeyi kullanan iki kurum, çocuklara tamamen farklı deneyimler sunabiliyor.
Bazı kurumlarda temel amaç çocukların günü keyifli geçirmesidir. Etkinlikler birbirini takip eder; çocuk sıkılmasın, mutlu olsun ve gününü huzurlu tamamlasın diye plan yapılır.
Okulöncesi eğitim veren bir kurumda ise günün her bölümünün bir amacı vardır. Sabah karşılamasından serbest oyuna, hikâye saatinden bahçe etkinliklerine kadar her çalışma çocuğun gelişimini desteklemek için planlanır. Dışarıdan bakıldığında ikisinde de oyun oynanıyor gibi görünür. Oysa önemli fark burada ortaya çıkar. Birinde oyun yalnızca zaman geçirmenin aracıdır; diğerinde ise öğrenmenin en güçlü yoludur.
- "Bugün çocuğum ne yaptı?" diye sorduğumda sadece "Oynadı, yemek yedi, uyudu" cevabını mı alıyorum; yoksa gün içinde neler öğrendiğini de duyabiliyor muyum?
- Sınıfta çocukların kendi başlarına ulaşabilecekleri materyaller var mı, yoksa her şeye yalnızca öğretmen mi karar veriyor?
- Öğretmen çocukları sadece gözetiyor mu, yoksa onları gözlemleyip ihtiyaç duydukları anda rehberlik ediyor mu?
Mavi Mine'de gün rastlantıya bırakılmaz. Montessori yaklaşımıyla hazırlanan sınıflarımızda çocuklar ilgi duydukları çalışmaları seçer, öğretmen ise onları dikkatle gözlemler ve doğru zamanda yeni öğrenme fırsatları sunar.
900 metrekarelik bahçemizde geçirilen zaman da yalnızca açık havada vakit geçirmek için planlanmaz. Bahçe, çocukların hareket ettiği, keşfettiği, iş birliği yaptığı ve öğrendiklerini farklı ortamlarda deneyimlediği doğal bir öğrenme alanıdır.